

| Tarih |

yolumuzu
aydınlatıyor!
|
| Gelecek-Gençlik |
 |
| erdal
| |

ANILARI MÜCADELEMİZDE YAŞIYOR!
|
|
| Yeniden Merhaba! |
TÜRKİYE DEVRİMCİ KOMÜNİST PARTİSİ’nin Uzun bir zamandır kesintiye uğrayan merkezi kitle yayın organı DEVRİMİN SESİ yeniden yayınına başlıyor. -Merhaba tüm yoldaşlara, taraftarlarımıza ve dostlarımıza, -Merhaba Türkiye işçi sınıfı, emekçiler ve tüm ezilenlere, -Merhaba Kürt ulusu ve tüm ezilen azınlık halklara, -Merhaba bilinci Markiszm-Leninizm’le dolu, yüreği devrim ve sosyalizm için çarpan Dünya proletaryası, ezilen halkları ve komünistlerine... Uzun bir zamandır kesintiye uğrayan merkezi kitle yayın organı eniden yayınına başlıyor. -Merhaba tüm yoldaşlara, taraftarlarımıza ve dostlarımıza, -Merhaba Türkiye işçi sınıfı, emekçiler ve tüm ezilenlere, -Merhaba Kürt ulusu ve tüm ezilen azınlık halklara, -Merhaba bilinci Markiszm-Leninizm’le dolu, yüreği devrim ve sosyalizm için çarpan Dünya proletaryası, ezilen halkları ve komünistlerine... DEVRİMİN SESİ ile yeniden MERHABA!
Yoldaşlar ve Dostlar,
Uzun sayılabilecek bir zaman diliminde tasfiyeci dönekler tarafından yayınına son verilen partimizin merkezi yayın organı DEVRİMİN SESİ, kendisini TDKP-YİÖ olarak isimlendiren kadro ve  militanları tarafından Türkyedeki komünistlerle yeniden bir parti yaratma çalışmasıyla birlikte sizlerle buluşmaktadır. Bu bizler için, yeni bir umut, yeni bir soluk olmaktadır.
Bu ışığı yıllar önce söndürmek isteyen tasfiyeci döneklerin eksik kalan işlerini tamamlamak için saflarımıza dönen ve yüzlerini bir çok maske altına gizlemiş tasfiyeci kalıntılarıyla süren bir mücadele dönemi içinde yayınımıza ara vermek zorunda kaldık. Tasfiyeciliğin karanlık yüzü devrimi ve devrimci marksitleri nasıl tarihin karanlık sayfalarına gömmek istemişlerse onlardan arta kalanlar da eksik görevlerini tamamlamak için devrimci Marksist yapılara sızarak eksik kalan görevlerini tamamlamaya çalışmışlardır. TDKP-YİÖ kadro ve militanları bu artıklarla mücadelesini sürdürerek bu mücadelenin devrime kadar bitmeyeceği bilinci ile yeniden Devrimin sesini hayata geçirmişlerdir.
Tasfiyeciliğin karanlık faaliyetileri kendisini örgütsel tasfiyecilik olarak her yerde farklı biçimler altında yüzlerinde devrimci ve sosyalist maskelerle sürmektedir. Bugün ideolojik kuşatma altında bulunuyoruz. Bu kuşatma komünist örgüt ve yapıları her geçen gün daha zayıflatmakta ve tasfiye etmeye çalışmaktadır.
Eskide inat eden ve eskinin devamı niteliğinde basit bir grup olmak derdinde değiliz ve hiç olmayacağız.
Bizim için gün eskiden kopma, yeniyi kurma günüdür. Zira eski tasfiyeci kalıntılara verdiğimiz pirim bize bu dersi tekrardan hatırlatmıştır.
Bu nedenle geçmişe dönük tüm bağlarımızı kırıp yeni bir mücadele alanında Komünist parti için Komünist birlik şiarı ile ideolojik olarak netleşerek ayrışacağız geçmişten kopuşumuzu inatla sürdürecek ve ayrıldıklarımızla bir araya gelmeyeceğiz.
Türkiye işçi sınıfı ve ezilen/sömürülenlerin hak ettiği devrimci, bağımsız, bir Komünist partisi tüm engellere karşın, yine bu topraklarda proleter devrimci Marksistlerin biriktirdiği kanaldan yepyeni bir anlayışla, yepyeni bir tiple çıkacaktır.
Günümüzün burjuva ideolojisinin yansıması olan ideolojik ve örgütsel tasfiyecilik, devrimcileri STKlar, Sol legal Partiler,derneklere sıkıştırmaya çalışmakta illegal faaliyetin önünü kapatarak komünistleri açık alana çekmeye çalışmaktadır.
Dolayısıyla örgütsel ve ideolojik mücadele ve özellikle ideolojik mücadelede netlik, birincil önem taşımaktadır. Bu Marksizm--Leninizmi ile donanmak demektir. Ve Parti yaratmanın en önemli, birincil, vazgeçilmez önceliği buradadır.
Komünist parti hedefi olan diğer komünistlerle kaynaşmak için de mücadele etmek gerekmektedir.
Bu kaynaşmanın gerçekleşebilmesi içinde ideolojik mücadeleyi de sürekli hale getirmek özel bir önem kazanmaktadır.
Komünist bir partide bir araya gelmek M-L’de buluşmak ve sosyalizm ve komünizm iddiasında bulunmak demektir. Günümüzde Devrimci Marksistler bu konuda sosyalizmden kaçanları serbest bırakarak onlardan ayrışarak bunu gerçekleştirme olanağına sahiptirler. Hatta onlara komünistlerden uzak durmaları ve proletarya diktatörlüğünde ısrarcı olanlardan hem örgütsel hem de ideolojik olarak kaçmalarını hızlandırmak için yardım etmek gerekir.
Çıkardığımız en önemli derslerden birisi Eski solculara ve eski solculuklara bulaşmamak gerektiğidir. Bu dönem içinde yüyzyüze kaldığımız tasfiye harekti bunu bize birazda geç olsa acı bir ders vermiştir.kunlardan kurtulmanın tek yolu sınıf savaşının keskinliği olacaktır.
Günümüz ya burjuvazinin safları yada proletaryanın yanıdır, bunun ortası yoktur. Gelinen yer ideolojik, teorik silahlanma, kadroları bu silahla donatma, burjuva ile proleter dünya görüşü arasına keskin dikey ayrımlar koyarak yolumuza devam etmeliyiz.
Dolayısıyla, kendimizi bu yönde, eğiterek, uzlaşmaz komünist kişilik olma yolunda değişerek partiye giden yolda en önemli adımı atabiliriz. Bunun için, sosyalizm için yürek çarpıtanların ve bu mücadeleye bıkmadan usanmadan yıllarını verenlerin katkılarını sağlamak önemli bir zorunluluktur. Buradan hareketle, sosyalizmde ısrarla direnenlerin, yeni bir partinin oluşturulmasında katkıda bulunmak, bu süreci hızlandırmak için gerekenleri yerine getirmek isteğini de yabana atmadan dikkatle izlemeli ve müdahaleci olabilmeliyiz.
Birlik bu temelde örülmelidir. Dar grupçu anlayışlarıyla “benimki daha doğrudur” anlayışından öteye bir teorik derinlik gösteremeyenler, birliği kendi çatısı altında ve ideolojik tutumunun savunusunda arayanlar, özünde yeni bir partiyi yaratmayı değil kendi dar politik yapılarını koruma veya yeni taban oluşturma için kendilerine alan yaratmaya çabalayanlardır. Bunlar birliğe katkı sağlayamazlar.
Politik örgütlenmenin, bir partiye dönüşmesi, iktidar hedefine sıkı sıkı bağlı ve onun devrimci teorisini geliştirilmesiyle, sınıf mücadelesinin örülmesi bu mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi ile mümkündür.
Komünistler, bugün demokratik kitle örgütleri ya da STK lar biçimindeki yapılarla nereye kadar gidilebileceği üzerinde, ciddi olarak düşünmelidir. Bu örgütlenmeler burjuva egemenliği altında çıkmaz sokaklar olarak Komünistlerin karşısına birer hapishane olarak dikileceklerdir. Komünistleri bu alanlara taşıyarak buradan parti çıkacağını savunan ve zannedenler, politik hareketi geri noktalara çekerek örgütsel tasfiyeciliği fiilen gerçekleştirenlerdir.
Bu örgütlerden medet umarak ve onların çeperinde demokrasi mücadelesinin sosyalist devrim mücadelesine dönüşebileceğinin vaazını verenler öz olarak devrimin örgütünü yaratmaktan korkan ve kaçanlardır. iktidar mücadelesinin örgütlenmesi, öncelikli bi komünist partisinin yaratılmasından geçer.
Evet, bugün her zamankinden çok bir partiye ihtiyaç vardır. Esas olan bir partiye sahip olmak değil, böyle bir partiyi iktidar mücadelesinin örgütleyicisi olarak, iktidara giden yolda sınıf mücadelesini yönlendirecek kadrolarını teori ile donatacak, bu teori ile bağlı politikaları, taktik ve stratejileri pratiğe uygulayabilen ve bunları yaparken yığınların çoğunluğunu kazanacak, bütün oportünist, reformist unsurlardan kendisini özenle ayırmayı başarabilecek ve her koşul altında varlığını sürdürebilecek bir partiyi yaratmaktır. Bu da ideolojik, teorik mücadele ve yetkinlikle mümkündür.
Bugün önemli konulardan biri de ayrışma dinamiğidir. Çok arkadaşımız da buna dikkat çekmekte ve önemli bulmaktadır.
Sınıf mücadelesi her koşulda sürmektedir bunu sürdüren Proleter devrimcilerin olduğu gerçeğini bir an unutmamak gerekiyor. Hedef bu mücadeleyi ısrarla sürdürenlerin bir çatı altında toplanmasıdır. Bu dinamik, partisiz kadroların, tasfiyeye karşı duramasa da, kendilerini böyle koruduklarını etkilenmeyen kadroların bireysel inisiyatifleriyle yarattıkları dinamiktir ve bizler partileşme yolunda diğer komünistlerle bir araya gelmen öneminin burada olduğu gerçeğine gözlerimizi asla kapatmamalıyız.
Partiye giden yol zorlu mücadeleleri gerektirmektedir. Fakat bizler, mücadeleyi parti yok diye, partiye havale etmek üzere ertelemeden ve iktidar hedefinden uzaklaşmadan, bu yürüyüşün parti ile devam etmesi için akıllı ve inatçı çabaları geliştirmek gerektiğinde bütün mücadele eden komünist devrimcilerle birleşmeliyiz. Birliğin sağlıklı ve sağlam temeller üzerinde kurulması için öncelikle ve özellikle öncellerimizden, eskiden ideolojik ve teorik olarak ayrışmak olmalıdır.
Komünist bir partide birlik bizler için vazgeçilmez bir öneme sahip. Ama öncellerimizle hesaplaşmak ve ayrışmak da bir o kadar önem taşır. Ve birlik netliği sağlayan bu ayrışmanın üzerine kurulursa, bir parti olgusuna can verilebilir.
Ancak bu yöntemle oportünist,sağcı anlayışlarla ve sosyalizm kaçkınları ile hesaplaşabilir yeni tasfiyelere engel olabiliriz.
Tüm kadrolar, taraftarlar, dostlar;
-Her satırının bir tokat gibi tasfiyeci dönekler ve tüm karşı-devrimcilerin yüzünde patlaması için... -Türkiye devrim tarihinde yeni bir altın sayfa açmak iddiasına sahip ve bir komünist Parti yaratmak için...
-Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerini Komünist bir partinin KIZIL BAYRAĞI altında birleştirip devrim ve sosyalizm mücadelesine seferber etmek için...
HAYDİ GÖREV BAŞINA...
YAŞASIN MARKSİZM-LENİNİZM!
TÜRKİYE DEVRİMCİ KOMÜNİST PARTİSİ- YENİDEN İNŞAA ÖRGÜTÜ (TDKP-YİÖ) |
Devamı ·
628 Okuma ·
|

|
| ALMANYA Kominist Partisinin Önderi Kafka Yoldas Yasamini yitirdi. |
 KPD trauert um Genossen Wolf-Jürgen Herzog (Kafka) Am 23. Mai verstarb nach schwerer Krankheit, jedoch für uns völlig unerwartet, der Sekretär des Zentralkomitees der KPD, Genosse Wolf-Jürgen Herzog. Seinen Freunden und Genossen war er vor allem unter seinem Spitznamen „Kafka“ bekannt.
Kafka gehörte der KPD bzw. der damaligen KPD/ML seit den 70er Jahren an. Dem Zentralkomitee der KPD gehörte er seit der schwierigen, von schweren innerparteilichen Kämpfen geprägten Zeit zwischen dem 10. und dem 11. Parteitag an. Auf dem 10. Parteitag 2001 hatte eine opportunistische und liquidatorische Strömung die Mehrheit in der KPD erobert und beinahe die Zerstörung der Partei bewirkt.
Kafka gehörte zu denjenigen Kräften innerhalb der Partei und des ZK, die – wenn auch zunächst zögerlich und nicht konsequent – diese parteifeindliche Strömung bekämpft und schließlich mit dem Rechenschaftsbericht und den Beschlüssen des 12. Parteitags im November 2008 zurückgewiesen haben. Am Zustandekommen des 12. Parteitags und an seinen Ergebnissen hatte Kafka maßgeblichen Anteil.
Kafkas politischer Lebensweg war nicht frei von Fehlern und Brüchen. Seine Irrtümer und Fehler hat er jedoch, sobald er sie erkannt hat, stets korrigiert und sich dazu bekannt. Das hat er mehrfach bewiesen.
Vor allem in den letzten beiden Jahren widmete sich Kafka mit seiner ganzen Kraft und seiner Erfahrung dem Kampf um die Vereinigung der Marxisten-Leninisten in Deutschland, die Überwindung ihrer Differenzen und die Schaffung einer starken, in der Arbeiterklasse verankerten kommunistischen Partei. Sein Tod reißt eine schmerzliche Lücke in unsere Reihen.
Wir werden sein Andenken in Ehren halten und seinen Kampf weiterführen!
Seiner Frau und seiner Familie sprechen wir unser tiefempfundenes Beileid aus.
ZK der KPD 25. Mai 2009
|
- Devamı ·
457 Okuma ·
|

| M-L komünist partiler platformuna açık bir çağrı. |
 Yoldaşlar, dünya proletaryasının ülkemiz şahsındaki bir öncü kolu olarak kurulan tdkp, kapitalizme ve emperyalizme karşi kurulan uluslararası dünya işçi sınıfın öteki öncü örgütlerinden biriydi. Çesitli ülkelerde partimizin kuruluş örgütlenmesinden bu yana birlikte aynı kulvarda koşan kardeş uluslarası komünist partilerinin son çeyrek yüzyılı, bir çok badirelerden ve entrikalar ve ihanetlerlen dolu bir sürecin ayak izlerini taşimaktadır.
|
- Devamı ·
1336 Okuma ·
|

| PARTİ’YE ÇAĞRI |
 Gelinen noktada çok önemli bir süreçte olduğumuz gerçeğini iyi kavramamız gerekiyor. Bir kıvılcım ama yıllarca özlemi içinde olduğumuz ciddi bir kıvılcımla ortaya çıktık. Şubatın yıldızı ve yüreği tertemiz şekilde olan Devrimci Komünistler, yeniden ve yeni bir ateşle devrim ve sosyalizm mücadelemizi ortaya çıkardı… Umutlar, karamsarlıklar,an ve an heyecan, zor ve engellerle dolu bir dönem…Proleteryanın Kurtuluşu ve öncünün kendisini şekillendirdiği bir süreçle değişim, ilerleme ve umut büyüdü… Birçok olumsuzluk,olanaksızlık yaşadık ve yaşıyoruz…yanlışlıklar,hatalar ve eksikliklerimize rağmen ayakta durabilmenin gururu içindeyiz aynı zamanda…Devrimci Komünistlere en uygun tavırla, duruşla ilerliyoruz her şeye inat.. Şimdi aşılması gereken en acil ve ivedi bir görevimiz var..Bu görev coğrafyamız devrimci tarihini değiştirmek,ezilenlerin kurtuluşu yolunda en önemli görevlerden biri olarak anlam taşımaktadır… Elbette bu mücadele anımızda yorgun düşenler, karamsarlığını yok edemeyenler, tasfiyeciliğe karşı olan ama kendisini tasfiye edenler, yılgınlık içinde olanlar ve oportünistler olacaktır da…Ama biliyoruz ki Erdal’ların,İmran’ların onurlu mücadelesi sürecektir bu bayrağı Devrimci Komünistler her zaman taşıyacaktır. Gün tembelliklerin,bireysel çaresizliklerin ve olanaksızlıkların arkasına sığınarak kaçmanın uzak kalmanın günü asla değildir.Zaten böyle bir birey kendisini kesinlikle Devrimci Komünist olarak görmesin ve bizlerle de ilişki içinde olmasın….Derhal bu şekilde hareket eden, bu düşünce içinde olan kişilerle ilişki kesilsin…Zaten coğrafyamız devrimci hareketinin mücadele tarihi buna izin vermez ve bu yolda şehit düşmüş tüm yoldaşlarımızın bu ihanete, duruma yanıtı en büyük bedeli ödeyerek ortadadır…bunu anlamayan ve kavramayan kişi bizimle olamaz…Sınıf mücadelesini kavramamış,devrimci onuru yüreğinde taşımayan- taşıyamayan, Marksizm-leninizm bilimini anlamamış olan asalak bir dünyada yaşamı tercih eden herkezle hesaplaşacağımız bir gerçektir…boş bir tartışmayla, demogojiyle bir yere varılamayacağı açıktır yoldaşlar… |
- Devamı ·
1709 Okuma ·
|

| Devrimci Demokratik Komuoyuna! |
 Devrimciler ve revizyonistler arasında varılan uzlaşmaz çelişkiler sınıf hareketinin ortaya çıkışından bu yana süregelmiştir. Bu çelişkiler her dönemin koşullarına göre değişik biçimlerde ortaya çıktıkları gibi günümüzdede DİDF (Demokratik işçi Dernekleri Federasyonu) özgülünde kendisini göstermektedir.
Gerek DİDF ve gerekse Türkiye ayağı olan EMEP’in üst düzey yöneticileri daha öncede başta TDKP-YİÖ (Türkiye Devrimci Komünist Partisi Yeniden inşaa Örgütü) kadroları olmak üzere, yurt dışında ve yurt içinde Devrimci demokrat Sendikacılar, Demokratik kitle örgütleri, |
- Devamı ·
2958 Okuma ·
|
| ALMAYA KOMİNİST PARTİSİ YAYIN ORGANI ROTEMORGEN |
 TDKP`nin kuruluşu, Türkiye işçi sınıfının ve halkların devrimci savaşımının ifadesiydi. Bütün dünya komünistleri, Türkiye'de illegalitenin zor koşulları altında mücadele eden, savaşan TDKP ye umutla bakıyorlardı. |
- Devamı ·
1000 Okuma ·
|
|
 |
| 1 Mayıs ve sınıf mücadelesi |
 Bu 1 Mayıs’ta da bütün dünyada her yerden; her ulustan, milliyetten her cins ve her yaştan işçiler, emekçiler ülkelerinde alanları ve caddeleri dolduracaklar. Sınfısız,sömürüsüz, baskısız,özgür ve savaşsız bir dünyaya olan özlemlerini haykıracaklar. 1 Mayıslarda meydanlara akanlar sadece işçiler olmayacak.Kapitalist sistemin baskılarının bunalttığı,eğitimsizliğe mahkum ettiği ve azgın sömürü çarkları arasında gelecek beklentisini yok ettiği gençler;iki kat baskı altında tutulan kadınlar; emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı savaşan ezilen halklar; ırkçılığa ve şövenizme karşı mücadele eden ilericiler,aydınlar, demokratlar,devrimciler; Sömürüsüz ve sınıfsız bir toplum idealinin yılmaz savunucuları komünistler alanlara akacaklardır. |
- Devamı ·
625 Okuma ·
|

| Yaşasın Newroz Cejna Newroz piroz be! |
 Newroz’da meydanlarda, dağlarda tutuşturacağımız ateş halkların kardeşliğinin ateşidir. Gün Dünya işçi sınıfı ve Ortadoğu halklarına, enternasyonal dayanışma ve mücadele elimizi uzatma günüdür. Emperyalizm, şovenizm, faşist diktatörlük ve sömürgeciğe karşı komünistlerin kızıl bayrağı altında yepyeni bir dünya için komünist parti için mücadele ve birlik günüdür.
|
- Devamı ·
607 Okuma ·
|
| HEPİMİZ NEYİ TEMSİL EDERİZ |
 Erkek işçiler kadın işçilerin sorunlarını kendi sorunları gibi sahiplenmedikçe şovenizmden kurtulamazlar. İlk iş bölümü cinsiyete bağlı iş bölümü (toplayıcılık- avcılık) Toprağa yerleşme ve mülkiyetin gelişmesi, sınıflı toplumların oluşmasına yol açtı.
|
- Devamı ·
569 Okuma ·
|
| Sınıf Mücadelesi ve Sınıf Perspektifi |
"Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi (yani yazılı tarih), sınıf mücadelelerinin tarihidir." Halk kavramının içinde bulunulan devrimci aşamaya göre değişen değişik sınıfları tanımlaması, kaçınılmaz olarak sınıf kavramını birincil dereceden önemli hale getirir. Eğer mevcut toplumsal ilişkiler içersindeki sınıfların kimler olduğu ve sınıf özelliklerinin ne olduğu bilinmiyorsa, halk kavramı, her koşulda popülist politikaların basit bir söylemi olmaktan öteye geçmeyecektir.
|
- Devamı ·
461 Okuma ·
|
| Mücadele örgütlerini Sivil Toplum Örgütlerine Dönüştürme Çabaları |
 Sınıflar mücadelesi, sınıflar açısından, iktidarı elde etme yolunda savaşımda kazanımların yanında kayıpları içerir. Ezilenler geleceklerini kendi tarihlerinin yenilgilerinden öğrenerek oluştururlar.
|
- Devamı ·
432 Okuma ·
|
|
|
|